Mezoterapi, klasik farmakolojik ya da homeopatik ilaçların, vitaminlerin, minerallerin, aminoasitlerin, enzimlerin bir kokteyl halinde ufak miktarlar ile derinin orta tabakasına (mezoderm) ağrısız enjekte etme yöntemidir. İlk kez 1987’de Fransız Tıp Akademisi tarafından geleneksel tıbbın bir parçası olarak kabul edilmiştir. Mezoterapide, tedavi edilecek bölgeye etken madde intra dermal enjeksiyonla direk olarak verilir. Amaca uygun olarak seçilen ilaç karışımları bölgesel olarak, küçük dozlarda özel iğneler kullanılarak özel bir teknikle verildiğinde derinin orta tabakasında bulunan kılcal damar uçlarına ulaşan ilaç hızla etkisini gösterir. Bu yöntemin diğer tedavilerine üstünlüğü ilaçların küçük dozlarda bölgesel kullanılması, yan etki riskinin önemsiz sayılabilecek kadar az olması, sonuçların hızlı ve tekili olmasıdır. Mezoterapi, uzun zamandan beri estetik tıpta en sık talep konusu olan lipodistrofi veya selülit konusunda en seçkin tedavi biçimini oluşturmaktadır. Sellülit dışında estetikte bölgesel yağ fazlalıklarının eritilmesinde, yüz gençleştirme çalışmalarında, saç dökülmesi tedavilerinde kullanılır. Estetik dışında romatoloji, dolaşım problemleri (varis, varis ülserleri), migren, spor hekimliği gibi dallarda da kullanılmaktadır.

SELLÜLİT VE BÖLGESEL ZAYIFLAMA MEZOTERAPİSİ
Uygulama düşünülen bölgelere yani bacak, karın, kalça, diz çevresi, mide, yan, sırt, kol, çene altı gibi bölgelere ince uçlu bir iğne ile enjekte edilir. Bu ilaçlar o bölgedeki yağ hücrelerini, yağ yakım metabolizmasını etkileyip yağ yıkımını ve kan dolaşımını arttırır. Seanslara düzenli bir şekilde devam edildiğinde bölgedeki selülitlerde azalma, yok olma, istenilen bölgede (kişinin probleminin yoğunluğuna göre) 5-15 cm arasında hızlı incelme ( normalden daha çabuk incelme) ve zayıflama meydana gelir. Kişide genel kilo problemi mevcutsa mezoterapi ile birlikte diyet verilir. Diyet verilmeden önce kişinin boy, kilo ve vücut ölçüleri (yağ, kas) alınır. Kişinin kilo almasına neden olan herhangi bir etken varsa araştırılır, altta yatan bir neden olup olmadığı sorgulanır. Kişinin bazal metabolizması, günlük aktiviteleri ve alternatif yemek biçimleri göz önüne alınarak kişiye özel diyet programı hazırlanır. Kas kaybına neden olmadan düzenli ve sağlıklı beslenme tarzı ile protein, karbonhidrat, lif, yağ, vitamin ve mineralden zengin diyet sayesinde ayda 5-8 kilo arasında kilo kaybı ile birlikte incelme genel vücut kontürüne de yayılmış olur. Enjekte edilen ilaçlar cilt altı yağ çözücüler (damar üzerindeki basıncı ortadan kaldırır), kan dolaşımını düzenleyiciler, ödem geçiriciler bu konuda faydalı özel karışımlardır. Mezoterapinin en büyük avantajlarından birisi bölgede zayıflama sağlarken sarkma probleminin olmaması, tam tersine toparlama, şekillenme göstermesidir, çünkü kullanılan ilaçların yanı sıra uygulamanın kendisi de birebir cilt altı kollagen ve elastin sentezini uyararak cilt nemini ve sıklığını destekler niteliktedir. Bayanlarda özellikle gebelikten sonraki sarkma problemlerinde, yaşın ilerlemesine bağlı kol altlarındaki cilt sarkmalarında bilinçli bir şekilde, doğru zamanda uygulandığında başarılı sonuçlar elde edilebilir. Mezoterapi tedavisi kişiden kişiye göre değişmekle birlikte ortalama 8-10 seans yeterli olacaktır (gerektiğinde daha fazla). Tedavi son derece pratik olup ortalama 10-15 dakika sürer. Seans aralıkları minimum 5-7 gün olmaktadır. Bölgesel zayıflama ve selülit tedavisi için kullanılan bu yöntemde lipolitik (yağ eritici), dolaşım düzenleyici, selülit giderici ilaçlar yaklaşık 2 cm ara ile selülitli bölgeye enjekte edilir. Bölgesel incelme amacıyla yapılan enjeksiyonlar ortalama 10-30 seans arasındadır. Tedavi sırasında kafeinli içeceklerden, soda ve tuzdan uzak durmalı, yağsız, şekersiz, posalı yiyeceklerden oluşan diyetler uygulanmalıdır. Bu yöntemle 1 aylık sürede 1-2 beden incelme hedeflenir. Tedavi sonrası morarmalar olabilir, fakat kişinin günlük hayatını etkileyecek herhangi bir durum söz konusu olmaz. Oluşan ufak çaplı morluklar da 5-7 gün içinde geçer. Selülit tedavisi tamamlandıktan sonra 2’şer aylık ara ile tek seans mezoterapi, selülitin tekrarlanmaması açısından önemlidir. Mezoterapi yöntemi 18-65 yaşındaki tüm kadın ve erkeklerde kullanılabilir tıbbi bir yöntemdir. Adet ve emzirme dönemlerinde uygulanabilir, gebelikte ise herhangi bir yan etkisi görülmemekle (saç,yüz mezoterapisi) birlikte tavsiyede edilmez. Kalp yetmezliği, diyabet, böbrek rahatsızlıkları, kanser hastaları ve kan pıhtılaşma problemi olanlarda, felç geçirenlerde mezoterapi uygulaması yapılamaz.

YÜZ MEZOTERAPİSİ- MEZOLİFT
İnsan vücudunun en geniş ve dış dünya ile en ilişkide olan yeri olan deri belki de en korunması gereken uzuvlarımızdan biri olarak düşünülmektedir. Özellikle yüz, dekolte, el ve boyunda meydana gelen yıllarla uyumlu ya da uyumsuz deformiteler kişiyi daha yaşlı ya da sağlıksız göstermek için adaydır. Cildin yaşlanmasına sebep olan genetik, yaş gibi kişisel faktörler dışında güneş ışığı, ultraviyole ışınları, kirli hava, sigara kullanımı, stres gibi faktörlerde söz konusudur. Bu etkenlerle, cildin dayanıklılığını ve esnekliğini sağlayan doku ve lifler, yapısal bozulmaya uğrayarak vücudumuzda yüz ve boyun çizgileri oluşur. Kırışıklık cildin yaşlanmasının en belirgin ifadesidir. Yapısal açıdan kırışıklık, cildin normal kıvrım yerlerinde (mimik bölgeleri) dokunun incelip gevşeyerek kırılmasıyla (ifade kırışıklıkları) belirgin hale gelmesi, zamanla belirginleşerek çizgi oluşturması şeklinde tariflenebilir. Bu çizgiler özellikle ağız, dudak çevresi, göz kenarı, yanaklar, boyun, alında oluşmakla beraber vücudumuzun diğer hatlarında da dikkat çekmektedir, ancak yüz ikili ilişkilerde dikkati öncelikle çeken bir alandır. Kırışıklıklar durumları, derinliklere bağlı olarak az veya çok belirgindirler. Şahsın yaşı, ırkı ve yaşam tarzı, yüz yapısına bağlıdır. Cilt yaşlanmasında dengeli beslenme, düzenli uyku, alkolü azaltma, sigarayı bırakma gibi yaşamsal düzenlemeler, güneş ışığından korunma, menopoz tedavisi, kozmetik bakım, serbest radikal tedavisi gibi yöntemlerle yaşlanma yavaşlatılıp geriye yönelik de tedavi sağlanabilir.
Mezoterapide tedavinin felsefesi deri içine mikroenjeksiyon yöntemi ile hücre yenilenmesini ve yeni liflerin sentezini sağlayan özel karışımlar enjekte edilmesidir. Bu işlem yüzde mezolift olarak adlandırılır. Dermis içine yapılan bu enjeksiyon, hücresel metabolizmayı uyarır ve dokuları canlandırmak için uygun zemin hazırlar. Bu sayede cildin elastikiyeti (gerginliği) artmakta, cilt daha fazla su tutarak nem oranını arttırmakta, kırışıklıklar ve açık gözenekler azalmakta, kollagen üretimi artmakta, hücre döngüsü hızlanmakta, daha parlak, taze bir görünüme kavuşmaktadır. Tedavi, uygulanacak bölgeye, yaşa göre düzenlenen seanslarla uygulanır. Bu tedavi edici yöntem cerrahisiz, anestezisiz yüz gençleştirme (face lifting), kırışıkların azalması, doldurulması, kontur düzeltme, gevşekliğin azaltılması, leke tedavisi, yaşlanmayı geciktirme (anti-aging) amaçlarla rahatlıkla kullanılabilir. Mezolifting yöntemi her yaşa uygulanabilir. Genç yaşlarda başlanması durumunda, cildi hep genç tutarak yaşlanmanın gecikmesini sağlanır.
Mezolift haftada 1 ya da 2 kez uygulanabilir ve seans süreleri 15-30 dakika arasında olur. Kullanılan iğneler oldukça ince ve kısadır, dolayısıyla acı zaten minimal olacağı için lokal anestetik kremler yeterli olacaktır. Özellikle, yüz, dekolte, el boyunda tercih edilen bir yöntemdir. Bu tedavide somon balığından elde edilen bir kollajen ve hücre yenileyiciler, A, D, E gibi antioksidan vitaminler, selenyum, ginko biloba ve özellikle cilde dolgunluk veren ve nem oranını dengeleyen hyaluronic asit gibi çeşitli kombinasyonlar kullanılır. Bu kombinasyonlar ve seans sayıları cildin durumuna, ihtiyaçlarına göre ayarlanmalıdır. Genel olarak cilde göre değişmekle birlikte ilk ay, 3 veya 4 seans, ikinci ay, 15 günde 1 seans, üçüncü ay, 15 günde 1 seans uygulama yapılır. Devamında da cildin ihtiyaçları gözlenerek ayda 1 kez kontroller önerilir.

SAÇ MEZOTERAPİSİ
Saç dökülmesinin pek çok sebebi vardır. Günde ortalama 100-150 tel dökülmesi normal kabul edilirken bunu aşan rakamlar takip edilip, gerekirse problemin tespiti ve tedavisine yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Genel olarak saç dökülmesi sebeplerini sıralayacak olursak ailesel (genetik) sebepler, çeşitli hastalıklar ( androjenik alopesi, tiroit hastalıkları, yüksek ateş, çeşitli enfeksiyon hastalıkları, mantar hastalıkları, demir eksikliği), ilaçlar (kanser
ilaçları, doğum kontrol hapları), stres, uygunsuz saç bakımı ve kozmetik ürün kullanımı, yetersiz protein içerikli beslenmeyi sayabiliriz. Saç mezoterapisinde amaç saç dökülmesini durdurmak, mevcut saçın kalitesini arttırmak ve yeni saç çıkışını aktif hale getirmektir. Bu amaçla belirli aralıklarla saçlı deriye direkt olarak özel iğnelerle uygulanır. Yaklaşık 10 seans gereklidir. Seanslar haftalık, 15’er günlük ve aylık periyotlar ile yapılır. Tüm dünyada saç dökülmesini önlemek amacıyla uygulanan bir yöntemdir. Amaca uygun olarak seçilen ilaç karışımları, bölgesel olarak küçük dozlarda cilt içine verilir. Derinin orta tabakasında bulunan kılcal damar uçlarına ulaşan ilaç süratle etkisini gösterir. Bu yöntemin diğer klasik ilaç tedavilerine göre üstünlüğü; ilaçların küçük dozlarda bölgesel kullanılmasıdır. Yan etki önemsiz sayılabilecek kadar az olması ve sonuçlarının etkili olmasıdır. Mezoterapi ile tedavi edilebilen saç dökülmesi durumları alopecia areata, alopecia totalis gibi saç kıranlar, androgenetik alopecia (genetik erkek tipi saç dökülmesi), diffüz alopecia (daha çok kadınlarda görülen saç dökülmesi) ve diğer tüm nedenlere bağlı saç dökülmeleridir.