Bizi Arayın! Tel: 0212 571 92 14 - Gsm: 0533 957 37 04|info@dermaclean.com.tr

Merak Ettikleriniz

/Merak Ettikleriniz

Teoride evet ama pratikte çok az olabilecek bir durumdur. Saç ekimi yapılmadan önce kanalların açılması sırasında mevcut saçların gövdelerine ya da köklerine istenmeden ve cilt altındaki bir seviyede zarar verilebilir. Bu durumda saçlar tekrar çıkar ve uzar. Normalde saçların ne kadar sağlam yapıda olduklarını ve defalarca koparılmalarına ve işkence gibi kuaförlük hizmetlerine rağmen nasıl uzadığını hepimiz biliriz. Yalnızca kanal açılırken saç kökü kan dolaşımına verilecek büyükçe bir hasar (oluşması oldukça zordur) saçın kalıcı kaybına neden olabilir.

Greft enseden alınan doku parçasıdır. Bir greft (kök) 2‐3 saç teli arasında değişebilir.

İşlemin ertesi günü başın arkasındaki hafif bandajı açıyoruz. Bundan sonra hiçbir özel bakım ve takip gerekmez. Saçlarınızın yıkamasını kendiniz yapabilirsiniz. 9 ay sonra nihai sonuç ortaya çıktığında sonucun değerlendirilmesi için kontrole gelmenizden veya en azından resimlerinizi göndermenizden memnuniyet duyacağız.

FUE yöntemi ile arkadaki sahalardan saçların yaklaşık yarısı, 3‐4 seansta, iz kalmadan ve saçlarda görünür bir seyrelme olmadan, güvenle alınabilir. İleri derecede saç kaybı olan kişilerde dahi arkadaki saçlardan 5‐6 bin greft alınabilir. Bunun anlamı 15 bin civarında saçın ön ve üstlere ekilebilmesi ve tatmin edici bir sonuç alınmasıdır.

Saçların alındığı arka ve yanlardaki saç folikülleri (kökleri) genetik olarak saçları döken hormonal etkilere dirençlidir. Bu saçlar ekim yapılan sahalarda da aynı genetik özelliklerini korurlar. Hayat boyu kalıcı olurlar.

Kadınlarda saç ekimi işlemi öncesinde saç seyrekliği sebebi doktorun gerekli gördüğü tahliller ile tespit edilmeli ve saç nakli işlemine çok titiz bir şekilde karar verilmelidir.

Operasyona karar verildikten sonra erkeklerde saç ekiminde olduğu gibi kadınlarda da ense bölgesinden tek tek alınan saç kökleri (greftler) dökülmenin yaşandığı alana açılan kanalların içine tek tek yerleştirilir.

Saç ekimi yapılacak kişinin saçları eğer uzun ise erkeklerde olduğu gibi saçların tümünü kısaltmaya gerek olmadan saç ekim işlemi gerçekleştirilebilir. Ekim operasyonunun ardından doktor kontrolünde uygulanan bir takım medikal tedaviler ile de hastanın kendi zayıflayan ve incelen saç telleri de güçlendirilmelidir.

Evet, Uygun görülen bir zamanda tecrübe edinmiş hastalarımızla yüz yüze görüşebilirsiniz.

Operasyon sonrası il iki gün saçta küçük pıhtılaşmış kabuklar oluşur. Bu kabuklar Saç Ekimi Doktorun anlatacağı şekilde yıkanarak en geç 7 gün içerisinde dökülür.

Operasyon itibari ile çok ağır işler yapmamak kaydı ile 2 gün içinde normal günlük hayata dönülmektedir.

Operasyona giren çoğu insan küçük ağrılarla karşılaştıklarından dolayı çok şaşırmışlardır. Lokal anestezi için yapılan iki enjeksiyon dan sonra hiçbir ağrı hissedilmemektedir.

Saç ekim operasyonu kişiye ve ekilen saç miktarına bağlıdır. Ortalama 6‐8 saat arası sürer.

Saç dökülmesi birçok nedenden dolayı gerçekleşebilir. Bu nedenler içinde en yaygın görüleni kalıtımdır. Bunun dışında hormonal bozukluklar, stres, hipertiroidi, gibi birçok neden mevcut dur.

Düğün makyajında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, yüzün doğru yerlerini vurgulayarak doğal ve çekici bir görünüm yaratmaktır. Düğün makyajında aşırıya kaçmak doğalıktan uzaklaşmanın yanı sıra, fotoğrafların güzelliğine de gölge düşürür.

Makyajı gösteren yüzün berraklığıdır. Bu da ancak cilde pürüzsüz ve ışıltılı görünüm veren bir fondötenle olabilir. Fondöten seçiminde dikkat edilmesi gereken konu, boynun rengine uyan doğal tonların kullanılması. Böylece vücudun geri kalanıyla uyumlu bir ten rengi elde edilebilir.

Işıltı veren, hafif formüllü bir pudrayla tenin pürüzsüzlüğü sabitlenebilir.
Canlı ve sağlıklı görünüm için ise allık kullanmak gerekir. Açık tenliler pembe veya şeftali, koyu tenliler kızıl kahve tonlarını tercih edebilir.

Etkileyici bakışlar için:
Yüzde ilk dikkat edilen yer gözler. Doğru renkte makyaj ürünlerinin kullanımı etkileyici bakışlar yaratır. Gözkapaklarına doğal renklerde toz ya da krem farlar uygulanabilir.
Sarışınlar toprak tonlarında, esmerler pembe tonlarda far kullanabilir. Gözlerin belirginliğini artıran göz kaleminin, farın rengiyle uyumlu olmasına dikkat etmek gerekir.
Uzun, kıvrık ve hacimli kirpikler bakışlara anlam katar. üç özelliği birden sağlayan uygun bir maskarayla, bakışlar çok daha etkileyici hale gelebilir.

Dudaklara vurgu:
Düğün makyajında gözleri ön plana çıkarıp dudakları sade ama çekici bir hale sokmak, göz kamaştırıcı bir tarz yaratır. Yapışkanlık hissi vermeyen, kalıcılığı yüksek, doğal tonlarda fırçalı rujlar tercih edilebilir.
Ruj rengi seçilirken, tenle ve makyajın geri kalanıyla uyuma dikkat edilmeli.

  • Göz kapağı gözün renkli kısmının üzerine düşüyorsa bu küçük gözdür.
  • Gözün yükseklik ve uzunluğu birbirine eşit durumda ise bu yuvarlak gözdür.
  • Düz bir şekilde aynaya bakarken gözün renkli bölümünün hareketleri takip edilebiliyorsa bu büyük gözdür.
  • Dış açı iç açıya göre daha dar ise bu düşük gözdür.
  • Eğer kaş yayı düşükse, bu da çukur gözdür.

Eyeliner ve göz kalemi kullanmadan önce bilmeniz gereken en önemli şey, her iki malzemenin de mümkün olduğunca ince çizgilerle çizilmesinin gözü daha güzel göstereceğidir.

Siyah göz kalemi, siyah saçlı, esmer tenli bayanlar için çok uygundur. Esmerler dışındaki bayanlarda bu renkte bir göz kalemi ve eyeliner çok koyu sayılabilir.

Beyaz tenli kadınlar yumuşak kahverengi ya da gri tonlarını tercih etmelidirler. Gece ise, göze sürülen fara uyan renkli bir kalem tercih edilmelidir.

Eyeliner’ı çok ince uçlu bir fırçayla sürmek güzel bir görüntü oluşturacaktır. Eğer eyeliner sürmeyi bir türlü beceremiyorsanız işte size bir öneri.

Mümkün olduğunca aşağıya doğru bakın ve elinizle gerdiğiniz üst gözkapağınızdaki kirpiklerin dibine mümkün olduğunca yakın bir çizgi çekin.

Bu çizgi göz kuyruğunda sona ermeli, dışa doğru uzamamalıdır. Alt gözkapağına kesin bir çizgi çizmek istemiyorsanız, buraya eyelinerla yan yana noktalar yapın veya eğrilemesine kısa kısa çizgiler çizin.

Bazen gözün üst kapağındaki kirpiklerin altına çizgi çizilmesi de hoş bir görünüm kazandırır. Bunun da yine ince ve düzgün olmasına dikkat edin.

Doğal bir makyaj istiyorsanız allık renginizin ten renginizle ve rujunuzla uyumlu olması gerekir. örneğin pembe veya şeftali tonlarında bir allık ile kıpkırmızı bir ruj kullanırsanız hem makyajınız göze hoş gelmez hem de dudaklarınız gereğinden fazla öne çıkar. Ama pembe veya şeftali tonlarında bir ruj tercih ederseniz makyajınız uyumlu görünümünüz ise daha sade ve doğal olur.

Dudaklarınızı pudralayarak işe başlayın. Daha sonra rujunuzla aynı tonlarda bir dudak kalemiyle dudak çevrenizi hafifçe belirginleştirin. çizgiyi daima dudak dışından başlayıp ortaya doğru çizin. Dudak çevrenizi düzgünce belirledikten sonra aynı dudak kalemiyle dudaklarınızın tamamını doldurun. En son rujunuzu sürün eğer rujunuzu bir fırça ile uygularsanız daha kalıcı olacaktır. Rujunuzu uyguladıktan sonra bir kağıt mendille fazlasını alın ve rujunuzu yeniden sürün. Oldukça kalıcı olduğunu göreceksiniz.

Allık seçerken dikkat etmeniz gereken en önemli nokta allığı sürdüğünüzde cildinizin utandığınızda aldığı kırmızı rengi vercek olan bir tonda olmasıdır. Düşünün yanakları kendiliğinden kızarmış olan kişiler aslında nasıl da güzel ve masum bir ifade verirler. İşte sizde allığınızı bu şekilde seçerseniz kendinizi bir daha allık sürmeden makyaj yapmış saymazsınız.

Genel olarak allık seçiminde tercih edilen renkler kırmızı, pembe veya kiremit tonlarıdır. Eğer yüzünüz yuvarlaksa daha uzun görünmesi için allığı tam yanaklarınızın üstüne sürün ve saç çizginize doğru uzatın. Uzun yüzlüler ise allığı sadece yanaklarının üzerine sürmeli. Allığı iyi dağıtmaya dikkat edin. Allığınızı parmaklarınızla dağıtmaya çalışmayın. Bu allığınızın çıkmasına neden olur. Bunun yerine büyük bir fırça kullanın. İyi bir fırça allığınızın yüzünüzde homojen bir şekilde dağılımını sağlayacağı için önemlidir. Parmağınızla uygulama genellikle homojen dağılım sağlamadığından bazı bölgelerde yoğun, bazı bölgelerde ise daha hafif bir görüntü oluşturur. Bu nedenle fırça kullanmaya ve fırça seçiminde de titiz olmaya özen göstermelisiniz.

Fondöten alırken bakacağınız en önemli konulardan birisi fondöten renginin teninizle uyumlu olup olmadığını tesbit etmek. Bunun için genel olarak yapılan bileğinizin iç kısmında renk tesbiti yönteminin yerine fondöteni satın almadan önce mutlaka yüzünüze sürerek deneyin. Fondöten rengi kendi ten renginizden bir ton koyusu olmalı. Eğer ten renginizin çok daha koyusu bir fondöten veya çok daha açık bir fondöten kullanırsanız doğal olmaktan uzak ve basit bir görüntü oluşturacağından renk seçimi oldukça önemlidir.

Fondöten seçiminde doğru rengi buldunuz. Bunun yanı sıra bakmanız gereken bir kaç çok önemli nokta daha var. öncelikle kullanacağınız ve satın alacağınız fondöten nemlendirme özelliğine sahip olmalıdır. Nemlendirme özelliğinin yanısıra güneşten koruyucu özelliği olması oldukça önemlidir. Bu söylediklerimizin hepsi alacağınız fondöten üzerinde belirtiliyor olmalıdır. Fondöten en az SPF 15 faktörlü koruyucu özellik taşımalıdır.

Ayrıca her makyaj malzemesini satın alırken dikkat etmeniz gerektiği gibi, fondöten alırken de mutlaka üretim tarihine bakmanızda fayda var. üretim tarihi bir yıldan fazla ise onun yerine daha sonra üretimi yapılmış, bir yıldan daha az süre içerisinde üretilmiş fondötenleri tercih etmelisiniz.

  • Goldeneye , mikropigmentasyon pigmentlerle ilgili Avrupa Birliği regülasyonlarına uygundur.
  • Pigment içerikleri FDA ve EU ya uygun olarak seçilmektedir.
  • Parametre homojenliği her lotta belirtilmiştir . Kalite kontrolü eksiksiz.
  • Lot numarası ve üretim tarihi her şişede belirtilir , her Lot’un kalite sertifikası vardır.
  • Pigment ve damlalık Gamma ışın sistemi ile sterilize edilebilir.
  • Yuvarlak şekil vermek için pigmentlere özel uygulama
  • Alerjik reaksiyonları minimuma indirgemek için patiküller nötr sübstanslarla kaplanarak ve agresif olmaları önlenir.
  • Minimum güç ve maksimum renk kalıcılığı sağlamak için pigment ebatları kontrollü, 6 – 20 mikron arasıdır.
  • Yapışkanlık , yoğunluk, ton konsantrasyonu, sıvı seviye kontrolü ve sıkı kapama koşulları Sertifikalı laboratuardan onaylıdır.
  • hipoalerjenik yüksek tolerans
  • renk solmasına dayanıklı ve kontrollü
  • renk ışıltısı
  • hızlı renk implantasyonu
  • örtme gücü
  • yüksek stabilite , yüksek denge ve solmaya dayanıklılık

Müşterilerimizin Güzellik ve Sağlığına sorumluluğumuz var. Bu yüzden en iyi kalite ve en emin standartlarla çalışıyoruz. Goldeneye , daimi araştırmaları sayesinde, tüm beklentilere cevap vermektedir : ham maddenin en iyi seleksyonu , en mükemmel üretim (GMP), enternasyonal sertifikalar, sorumlu eğitim ve ürün bilgisi.

MİKROPİGMENTASYON-Kalıcı makyaj demek pigmentleri cildin 2.katmanına yerleştirmek demektir. Her ne kadar bu uygulama kalıcı olur diye düşünülse de kullanılan GOLDENEYE pigmentlerinin kalitesi sayesinde en az 2 sene kalıcılığını korur.

TATTOO ise vücudumuzun en alt katmanına yani dermisin daha derinine inilmesidir.Tattoo pigmentleri daha derine yerleştirilir. Pigmentlerin kalitesi ışığa daha az hassastır ve daha derin katmalarda pigmentlerin renk solması daha az gerçekleşir.

  • Birçok dış faktörlere bağlıdır.
  • Uygulanan tekniklere bağlıdır.
  • Fizyolojik faktörlere bağlıdır.
  • Deneyimler göstermiştir ki 2 sene kalıcılığı beklenilir.
  • Tamamen renk açılması veya son kullanım tarihi GARANTİLENEMEZ.

Eyeliner-az, eksik veya hiç olmayan kirpikleri çizmek, asimetrik göz kontürlerini, düşük gözleri küçültmek, doğal kirpikleri optik olarak daha yoğun göstermek, göz kontürünü yoğunlaştırmak.

Kaşları belirginleştirmek,yoğun göstermek- eksik kılları, yara izlerini düzeltmek, kaş içini doldurarak daha yoğun göstermek.

Dudak kontürü yapmak-asimetrik veya çok dar dudaklar, belirgin olmayan dudak çevresi dudak çevresi, yara izleri ve genetik şekilsizlikleri düzeltmek, dudak içini çalışmak ve gölgelendirerek büyütmek veya küçük göstermek.

Güzellik benleri çilleri çizmek

Kalıcı makyaj günlük makyaj alışkanlıklarına ideal bir alternatiftir. Kontürleri belirgin olmayan kişilerin yüz hatlarını düzeltme ve iyileştirme imkanı verir.

Mükemmel makyaj yapmak için vakti veya becerisi olmayan müşterilere,

Kalıcı makyaj için en önemli faktör gün boyu 24 saat süreyle güzel görünmek isteyen müşterilere tavsiye edilir.

Merkezimizde cilt tipi ve problemi cilt analiz cihazımızla tespit edildikten sonra probleme yönelik ürünler ve kürlerle cilt bakımınız desteklenir.

Evet uygulama yapılabilir. Ancak normal bir cilde göre yapılan buhar ve temizleme işlemi bu tip ciltlerde daha dikkatli yapılması gerekmektedir.

Cilt bakımı uygulamaları yaklaşık iki buçuk saati kapsar.

Granüllü olmayan biyolojik peeling uygulanır.

Cilt bakımı ayda bir düzenli yapılması gereken bir işlemdir.

Yüz bölgesinde, kollajen yapılandırılması ve cildin gerginleştirilmesi için kullanılır.

Hayır belirli yaş aralığı yoktur. Burada önemli olan faktör, cildin elastikiyetini ileri seviyede kaybetmeden bu tür tedavileri yaptırmak gerektiğidir.

Hayır, kişiler günlük hayatına aynen devam edebilirler. Ama tedavi günü ve ertesi günü günde en az 2 lt su içimi tavsiye edilmektedir.

Hayır, kişiler günlük hayatına aynen devam edebilirler. Ama tedavi günü ve ertesi günü günde en az 2 lt su içimi tavsiye edilmektedir.

Hayır, oldukları gibi gelmeleri yeterlidir.

Nadiren uygulama sonrası bazen 1-2 saat kadar süren ve uygulama bölgesinde hissedilen geçici hafif bir ısı ve kızarıklık görülebilir.

Hayır. Tam aksine uygulamanın son derece rahatlatıcı ve gevşetici bir özelliği vardır. Isı etkisi sayesinde kişilerin uygulama esnasında gevşeyip uyuyakaldıkları gözlenmektedir.

Yüz bakımlarında haftada bir veya 2 haftada bir seans uygulanması ve 10-12 seans uygulama yeterli olmaktadır. Seans süresi yine 30-40 dakikadır.

Haftada 2 seanstan, ortalama 10 – 15 seans sellülit tedavilerinde ve bedensel incelme uygulamalarında yeterli olmaktadır. Seanslar 30-40 dakikalık süreler kapsar.

Bölgesel incelme, Selülit tedavisi, dokuların sıkılaştırılması ve cilt gençleştirme bakımları.

LED ışınları (Diod lazer 635 nm) diğer adı ile PDT yani Photo Dinamic Terapi, fibroblast ve kolajen uyarımı sağlayarak kırışıkların azaltılmasını, cildin daha genç ve gergin görünüm kazanmasını sağlar. Ayrıca cilde anti-aging aktif ürün sürülmesi durumunda ciltteki emilimi ve etkilerini artırır.

Mekanik Masaj etkisi ile hücre icerisinde birikmiş sıvıların lenf damarlarına yönlendirilmesi kolaylaşır. Bağ dokusu üzerindeki etkisi sayesinde hipodermisteki yağ odacıkları küçülür.

Vakum terapi, VelaShape de iki amaç için kullanmaktadır. Birincisi drenajın desteklenmesi, ikincisi ve en önemlisi kullanılan probun özelliğinden dolayı radyofrekansın etkisini artıracak cilt katmanın oluşturulması.

Dört ayrı teknoloji bir arada kullanılır. Radyofrekans, LED (Super Intense Diode), vakum (pneumo) terapi ve Mekanik Masaj.

VelaShape birkaç teknolojiyi aynı anda kullanarak, gerek yüz ve gerekse vücut için gerekli bir dizi bakım işlemlerini aynı anda ve tek bünyede yapabilen gelişmiş bir cihazdır. Yüz bölgesinde, kollajen yapılandırılması ve cildin gerginleştirilmesi için kullanılır. Vücutta ise, istenmeyen yağlardan kurtulma, doku toparlanması, sellülit, bölgesel incelme, vücudun şekillendirilmesi ve cildin gerginleştirilmesi bakımlarında kullanılır.

Radyofrekans, radyo dalgalarının manyetik bir düzenleyici ile yönlendirilerek, derin ısıtıcı etki yapacak hale getirilmiş halidir. Bu haliyle cihazlar epidermise birşey yapmaz iken, cilt altı dokusunu etkileyebilecek dereceye kadar ısıtabilmektedirler. Bipolar radyofrekans ise, bu radyofrekansın bir başka modu olup, güvenirliliği ve hareket kabiliyeti arttırılmış durumudur. Bu sayede VelaShape sistemi vakumla birlikte bipolar radyofrekans kullanarak, vakumla oluşturulan katman içersindeki yağ hücrelerinin içindeki yağın boşalmasına ve portakal kabuğu görünümlü selülit kistlerinin parçalanmasını sağlar. Bu sayede bölgesel incelme, selülit tedavisi, cilt gerginleştirme, dolaşımın artırılması, yüz uygulamalarında ise cilt gençleştirme ve kırışıklıkların giderilmesinde kullanılır.

Bayanlarda:
Yüz (dudak üstü, çene, favori, boyun, kaş ortası ve kaş üstü), koltuk altı, göğüs çevresi, göbek, genital bölge, bikini bölgesi, kol ve bacaklardır.

Erkeklerde:
Yüz (elmacık kemiği, kaş ortası ve kaş üstü, kulak üstü), boyun ve boyundaki batıklar-ense-sırt-göğüs-kollardır.

Cilt renginize, kıl kalınlığı-inceliğine göre lazer dozunun tespiti, ayrıca cildinizde oluşabilecek reaksiyonu değerlendirmek için çok önemlidir.

Nadiren de olsa (% 2- 3) bazı kişilerde kıl sorunu hormonsal nedenlere bağlı olabilmektedir. Bu durumda kalıcı netice alınabilmesi için lazer epilasyon mutlaka tıbbi tedavi ile eş zamanlı olarak yapılmalıdır. Geldiğinizde eğer sizde hormonsal bir sorun olduğunu düşünürsek doktorların önerdiği tedavi ile eş zamanlı lazer epilasyona başlayabilirsiniz.

Lazer epilasyonda yüz bölgesi vücuttan ayrı olarak değerlendirilmesi gereken bir bölgedir. Tedaviye başlama kararı düşünülerek verilmelidir.

Yüz tüyleri vücut tüylerine göre daha ince ve açık renklidir. çok koyu renkli ve kalın olsalar da birkaç seans içinde incelecekleri için devam eden seanslarda tedavi zorlaşacaktır. Koyu renkli ve kalın olmayan kıllar ısıyı iyi iletemeyecekleri için kıl kökü de fazla ısınmayacaktır. Bu da kıl köklerinde yeterince harabiyet oluşturmaz. çok siyah ve kalın kılların birkaç seansta bir kısmı biterken bir kısmı incelecek şekilde etkilenir. Bunun ardından kıl kökleri pes edene kadar tedavi devam edecektir. Bu durumda yüz bölgesine seans sayısı vermek doğru değildir.Yüz bölgesi için seans sayısının fazla olması ve kısa aralıklarla olmasının sebebi kıl folikül sayısının diğer vücut bölgelerine göre fazla olmasıdır.

Evet. Kökleri tahrip edilen kıllar bir daha çıkmamaktadır. FDA tarafından da onaylanan bu durum, uzun süreli klinik çalışmalarla kanıtlanmıştır.

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi FDA (Food and Drug Association) tarafından 1997 yılında laser epilasyon onaylanmıştır.

En iyi lazer sistemi şudur demek doğru bir davranış değildir. önemli olan hastanın kıl ve ten rengi için uygun olan lazer sistemi ile seans uygulanmasıdır.

Hayır kullanılamaz. Kıl rengi koyu olanlara farklı sistemle, kıl rengi koyu fakat ince ise farklı sistemle, Bronz tenlere farklı sistemle işlem yapılmalıdır.

Lazer epilasyon uygulaması sonucu ciltte kızarıklık görülmesi beklenen bir durumdur. Normalde uygulamayı takip eden bir kaç saat içerisinde tamamen sona ermesi gerekmektedir. Ancak aşırı hassas ciltlerde veya aşırı doz verilen ciltlerde Lazer Epilasyon sonrası hafif kızarıklık benzeri bir tablo görülebilir. Bu durum 1-2 günlük tedavi ile iz kalmadan düzelir.

Kontrol seansı hastaya epilasyon işlemi uygulandıktan 15. günler arasında uygulanmaktadır. Kontrol seansının amacı lazer epilasyon seansından sonra dökülmeyen kıllarınız olabilir,bu kıllara ücret alınmadan seansınızdaki gibi işlem uygulanmaktadır.15. günü geçiren hastalarımızı kontrol seansına almamaktayız. çünkü bu süreden sonra yapılan kontroller tedavinin seyrini olumsuz etkilemektedir. Bazı merkezler kontrol seansını maliyet ve zaman açısından yapmamaktadır.

Lazer epilasyon uygulanan vücut bölgesine göre seans sayısı değişmektedir. Kıl kökünün %30-70’i vücut bölgesine göre değişmekle birlikte dinlenme zamanındadır. Lazer epilasyon seansı sadece uygulanan bölgedeki aktif büyüyen tüylerin köklerine etki edebilmektedir. Dinlenme halindeki kıl kökü lazer epilasyon uygulamasından etkilenmemektedir. Bu yüzden birden fazla seans gerekmektedir.

Seans aralıkları 4 -6 haftada bir tekrarlanmaktadır.İlerleyen seanslarda bu süreç uzamakta daha uzun aralıklarla lazer epilasyon seansı uygulanmaktadır.

Doğru uygulandığında kesinlikle her hangi bir yan etkisi yok.

Lazer ışığı anajen (aktif) aşamadaki kıl köklerini etkilemektedir. Bütün kökler aynı anda aktif olmazlar. Dolayısıyla telojen (pasif) kökler, aktif hale geldiklerinde bunlara da uygulama gerekecektir. Kalıcı bir çözüm, ancak birkaç lazer epilasyon seansından sonra elde edilir. Kılların kalınlığı ve yoğunluğu her vücutta farklı olduğu için kesin bir seans sayısı vermek mümkün değildir, kişiden kişiye ve bölgeden bölgeye değişmektedir. Lazer epilasyon uygulamasında cilt tipine göre doz seçimi yapılır. Bu sayede kıl köklerine etki edecek ama cilde zarar vermeyecek güçte çalışılarak en kısa sürede tedavinin bitirilmesi amaçlanır. Herkesin vücut yapısı ve hormonal seviyeleri, cilt tipi farklı olduğu için lazer epilasyonda sonuca ulaşmak için gereken süre kişiden kişiye değişir. Seanslar kılları anajen (büyüme) safhasında yakalamaya uygun sürelerde tekrarlanır.

İlk görüşme öncesi hiçbir uygulama yapmadan uzmanlarımızın kıl yapısını görmesinde fayda vardır. İlerleyen seanslarda Lazer epilasyon uygulamasından 2 gün önce bölgenin evde uygun şekilde jilet ile traş edilmesi vakit kaybını ve tenin tahriş olmasını önler.Test atışları kişinin lazer ile tanışması açısından avantaj sağlayabilir korkuları yenebilir. Lazer epilasyon uygulanacak bölgedeki kıllara son 2-3 hafta içinde kökten alınmamalıdır.

Uygulama bölgeleri lazer epilasyondan önce 2-4 hafta süresince açık güneşe maruz kalınmamalıdır. Tedavi öncesi tüy rengini açıcı ürünler kullanılmamalıdır. Lazer uygulamasından sonra 48 saat süre ile güneşten korunmak gerekir.

Lazer epilasyon uygulaması için en ideal aday açık cilt rengi üzerinde tüyleri koyu renk olanlardır. Son teknoloji ürünü Alexandrite tipi lazer epilasyon cihazları ile koyu cilt rengine sahip olanlar da dahil olmak üzere her cilt rengine uygulama yapılmaktadır. Bronzlaşmamak şartı ile her mevsimde lazer epilasyon yapılabilir.

Özellikle oturduğumuzda, oturulan yer ile temas eden bölgelerde kıl dönmesi olarak tabir edilen durum gözlenmektedir. Kadınlarda daha çok kalça, bacak arkası, bikini, genital ve koltuk altında rastlanır. Bu durumun en güncel ve etkin tedavisi ters büyüyen bu kılları ortadan kaldıran lazer epilasyon yöntemidir.

Kıl dönmesi bazen kalça arasında ameliyat gerektirebilecek kadar ciddi olabiliyor. Bu bölgede kıl apse halini almadan lazer epilasyon uygulanırsa ameliyata gerek olmadan başarılı sonuçlar alınabilmektedir.Ameliyat olmuş kişilerde bu hastalık bazen tekrarlayabilir. Bu sebeple hastalığın tekrar etmemesi için ameliyat yarası iyileştikten sonra lazer epilasyon yapılabilir.