LİPOLİZ İLE SELLÜLİT TEDAVİSİ

Lipoliz, Avrupa ve Amerika’da oldukça yaygın şekilde kullanılan etkili bir lokal zayıflama, bölgesel yağ eritme yöntemidir. Uygun hasta seçildiğinde liposuctiona yakın sonuçlar aldığından oldukça etkili bir tedavi yöntemidir.

Kullanılan madde, soyadan elde edilen fosfatidil kolindir. Fosfatidilkolin, soya lesitininin ana unsurunu oluşturur. Lesitin, yağları parçalayan doğal bir enzimdir. Dünyanın her yerinde yaygın bir şekilde, kolesterol düşürücü ve karaciğeri koruyucu etkisinden dolayı uzun yıllar kullanılmıştır. Son yıllarda ise istenmeyen bölgesel yağ birikimlerinin azalmasında ve selülitlerin tedavi edilmesinde enjekte edilerek kullanılmaktadır. Sağlıklı 18-75 yaşları arasında bulunan, kilolu, bölgesel zayıflamak isteyen, selülitli, çene altı genişlemesi bulunan veya göz torbaları bulunan erkek ve kadınlar aday kimselerdir.

Çoğu yönteme göre de daha popülerdir. Bunun sebebi; Genel anestezi verilmesine gerek yok Uygulama sırasında ve sonrasında hafif sızı Kısa bir dönem sonrası etkilerin görülmesi Yağ aldırma yöntemlerinin hepsinden çok daha ucuz Uygulama sonrası normal aktivitelere hemen başlanması Enjeksiyon sonrası bandaj, dikiş ve morarma olmaması Etkisini yağ hücresinin zarının alışkanlığının ve geçirgenliğini artırarak gösterir. Lipidik bileşimin hücre dışına çıkışını kolaylaştırır. Sonuçta yağ hücresini normal boyutlara getirerek hatta yağ hücresini yok ederek etkisini gösterir. Yani fosfatidilkolin yağ hücrelerindeki yağ birikimlerini parçalar ve eritir. Leisitin ve fosfatidil kolin, vücudumuzda yağları parçalamaktan sorumlu olan, safra kesesi tarafından yapılan safranın içinde bulunmaktadır. Bu, tedavinin neden yan etkisi olmadığı konusunu açıklar. Çünkü vücudunuz bu işlemleri her zaman zaten yapmaktadır. Lipoliz tedavisinin avantajı direkt olarak hedef seçilen vücut bölgesindeki yağ dokunun içine enjekte edilmesidir. Böylelikle yağ eritici etkisi hızlanır. Uygulanacak bölge lokal olarak anestezik bir krem ile gerekirse anestezi edilir. Ardından dezenfekte edildikten sonra, enjekte edilecek yerler belirlenir. İnce tek kullanımlık iğbe ile belirlenen noktalara ürün verilir. Enjeksiyon sonrası masaj yapılarak verilen ürün eşit oranda dağılması sağlanır. Bu aynı zamanda sonradan görülecek ağrıları da azaltır. Eriyen yağ vücuttan 2 hafta içinde ter, idrar ve dışkı ile uzaklaştırılır. Açığa çıkan yağ asitleri egzersiz ve diyet ile su ve karbondioksit olarak vücuttan atılır. 2 haftanın sonunda, uygulanan vücut alanında incelmeler başlar. Şüphesiz başarı, yapılan yerin fazlalığına ve kullanılan ilacın miktarına bağlıdır. Enjeksiyon belirli aralıklarla içine katılan ek ajanlara bağlı olarak tespit edilen yerlere uygulanır. Etkiyi gözlemleyerek 4-6 hafta aralıklarla uygulama yapılmalıdır. Çok sık uygulamalarda sonuçta total yağ kaybı ortaya çıkabilir. Yüksek doz uygulamalarda ani yağ kaybına bağlı şekilsel deformiteler meydana gelebilir. Çünkü etkinin üçüncü haftadan sonra görülmeye başlandığı, giderek pik yapıp 6 haftadan sonra devam ettiği gözlemlenmiştir. Asıl etkiyi ikinci seanstan sonra görmek mümkündür. Bu süreden sonra hastalar, incelmenin çevreden de fark edildiğini gözlemler. Seans sayısı 4- 8 olarak planlanmakla birlikte bunu belirleyen, kullanılan ilaç miktarı ve hedef yağ kitlesinin büyüklüğüdür. Bir seansta uygulanacak doz miktarı bellidir. Enjeksiyon bölgesinde kızarıklık, morarma, şişme, hassasiyet ve ısı artışı oluşabilir. Morarma diğer morarmalardan farklı olarak oldukça hızlı bir şekilde bir hafta içinde kaybolur. Hassasiyet azalarak devam eder. Erimenin devam ettiğini, ısı artışını takip ederekten tespit etmek mümkündür. Enjeksiyon sonrası bazen 1-2 gün süren hafif bir hassasiyet olur. Daha sonra yağların erimesine bağlı hafif bir ödem ve ardından çekilme evresi başlar. Seans sonrası yaklaşık 4-6 saat banyo yapılmaması önerilmektedir. Seanslara gelirken vücudu saran, dar pantolonlardan sakınmak gereklidir. Seans öncesi aspirin gibi kanı sulandıran ilaçlar kesilmelidir. Morarmaya zemin hazırlar. 2 seanstan sonra olumlu etkiler görülmeye başlar. Tedavi sonrası 1 beden azalması her zaman görülür, diyet ve egzersiz programını iyi yapan vakalarımızda bu azalma 1,5-2 bedene kadar çıkar. Lipoliz yağ hücrelerinden yağlı hücrede hasar oluşturmadan uzaklaştırır. Bu cildinizin tekrar doğal görünümüne neden olur. Eğer tekrar kilo alırsanız, yağ tedavi edilen yerlere tekrar yerleşir. Fakat bu yerleşme kişinin metabolizmasına bağlı olarak hemen olmaz. Hatta tedavi edilen yerlerden olmaz. Karboksiterapi ile birlikte olan uygulamalarda etki olma şansı daha fazladır. Egzersiz ve diyet başarı oranını artırır.

Tıpta kullanım alanları:

Yüz bölgesi: Göz torbaları, yanaklar, boyun ve çene altı Vücut bölgesi: Basen ve üst uyluk yağ birikimlerinde, uyluk iç kısımları, alt uyluk yağ birikimleri, erkek ve kadınlarda bel kısmı (love handle), karın, göbek, alt ve üst bel kısımları, kol ön ve arka kısımları, sırt kısımları, diz iç kısımları Selülit tedavisinde: Basenler, uyluk, diz çevresi Lipoma: Vücudun her yerindeki yağ bezeleri

Tedavinin sayısı kişiden kişiye, değişmekle beraber, vücut bölgesine ve beden genişliğine bağlıdır. Bağ dokunun ve yağ hücrelerinin farklı yapılarda olmasına bağlı olarak değişmektedir. Fosfatidilkolin doğal bir enzimden oluşur. Bununla beraber, nadiren yan etkileri oluşabilir. Bunlar arasında geçici bölgesel sızı, yanma hissi, kaşınma, 1-2 gün süren hassasiyet sayılabilir. Klinik çalışmaları, fosfatidilkolinin güvenli olduğunu göstermektedir. Fakat uzun dönem yan etkileri konusunda yeni çalışmalara ihtiyaç vardır. Hamile kadınlar, emzirenler, insüline bağlı ileri düzey diyabetli olanlar, ileri kalp hastalığı, stroke ve iskemik atak hikayesi, yeni kanser hikayesi, kanama hastalığı hikayesi (hemofili) olan vakalar aday olamazlar.